tarkanoztekin@hotmail.com

EĞİTİM ÜZERİNE


Siz hiç safou  yediniz mi?

Safou bir meyvedir. Her mevsim yeşil kalan bir ağacı vardır. Afrika'nın nemli tropikal ormanlarından Nijerya ve Angola'ya kadar uzanan bölgede safou’yu bulmak mümkündür.  Afrika armudu olarak da bilinen bu dikdörtgen meyvenin rengi koyu mavi ile mor arasında değişiklik gösterir.  14 cm’ye kadar uzayabilir, içindeki et yeşildir.  % 48'i vücut için gerekli yağ asidi, amino asit, vitamin ve trigliseritten oluşan meyvenin Afrika'daki açlığa son verebileceği söyleniyor.  Bir hektar alana ekilen bu meyveden 7-8 tona kadar yağ çıkarılabilir ve meyvenin tüm kısımları kullanılabilir.

Artık safou meyvesiyle ilgili bilginiz var. Bu bilgi sizin safou ilgili ön yargılarınızı bir nebze ortadan kaldıracaktır ancak tüm sorularınızı gidermeyecektir. Kokusu, tadı, ağzınızın içinde bıraktığı aroma ve daha sonrasında vücudunuza sağlayacağı faydalar halen eksik kalacaktır. Bu durumu ortadan kaldırmanın tek bir yolu var. Safou meyvesini elinize almak ve bir ısırık koparmak…

Önyargılarımızdan sıyrılmadan ilişkilerimizde başarılı olamayız.

1950’li yıllarda tıp fakültesi öğrencisi olan ve günümüzde tıp profesörü bir hocanın televizyonda yayınlanan söyleşisinde anlattığı hatırası beni etkilemişti. Öğrencilik yıllarında okul yemekhanesinin öğlen yemeği menüsünde meyve olarak muz ikram edileceğini duymuşlar. Bütün öğrenciler bir çırpıda yemeklerini bitirip beklemeye başlamışlar. Tabildotlarda sadece muz kalmış. Ancak herkes birbirinin gözüne bakıyor kimse muzu yemek için hamle yapmıyormuş. Çünkü meyve olarak muzu biliyor olmalarına rağmen hiç birisi daha önce muz yememiş ve nasıl yenileceğini bilmiyorlarmış. Derken içlerinden biri bütün cesaretini toplayarak muzun ucundan kocaman bir ısırık almış. Bu ısırıkla beraber bütün yemekhane aynı şekilde kabuğunu soymadan muzu ısırmış.  Bu hatırasını anlatan tıp profesörü o günleri ve yokluk yıllarını gülümseyerek anlatırken aslında konumuza da örnek teşkil edecek bir durumu da nakletmiş oluyordu.

İnsan bilmediğinin karşısındadır. Bildiği ancak tecrübe etmediğine ise temkinli yaklaşır. Hem bildiği hem de tecrübe ettiğine ise duyarlıdır


© 2019 www.tarkanturan.com