BİR GÖZ YANILMASI 
tarkanoztekin@hotmail.com

ROMAN


BİR GÖZ YANILMASI

TARKAN TURAN

‘’Uzun bir yolculuktu. Ben sadece biraz dinlenmek için durmuştum şu ağacın gölgesinde. Belki yolculuğun uzunluğunun verdiği yorgunluk belki de ağacın gölgesindeki cazibeydi beni burada durduran. Sadece kısa bir süre duracak sonra tekrar yola koyulacaktım. İşte hepsi bu kadar…’’

 

 

HASTANE

                Şıp-Tıp, Şıp-Tıptekrar eden bu sesi sadece o duyuyordu. Zemine sağ ayağı her çarptığında şıp diye bir ses çıkıyor bunu hemen ardından sol ayağının çıkardığı tıp sesi takip ediyordu. Uzun,  çok uzun bir hastane koridorunda ilerliyordu. Ayaklarının birinde çorap vardı diğer ayağı ise çıplaktı.  Üzerinde rengi iyice sararmış bir atlet,  gri bir eşofman altı vardı. Sakalları uzamıştı. Kaç gündür bu hastanedeolduğunu hatırlamıyordu. Onu bekleyen jandarma ve gardiyanlarla birlikte artık taburcu edilmişti. Sağında ve solunda birer jandarma önünde baş çavuş daha önde gardiyan.  Sakalları uzamış,  saçlarının arkası usturayla kazınmış bu gence koridorda bekleyen insanlar biraz merhamet biraz korkuyla bakıyorlardı. Ama hiç kimse duyamıyordu şıp-  tıp. Şıp-Tıp. Yorgundu. Sağlam bir rüzgâr esse bütün kemikleri etinden ayrılıp zemin üzerine bir pudra gibi dağılacaktı. Hastanenin giriş kapısına ulaşmışlardı. Dışarıda sağanak yağmur ve onu zemine dağıtacak şiddette rüzgâr esiyordu.  Geceye benzeyen bir sonbahar akşamıydı. İçi titredi. Bütün gözenekleri teninin pul pul oldu. Ceza evi aracı çok uzakta bekliyordu. Baş çavuş aracın yanaştırılmasını söyledi. Gardiyan güvenlik bariyerleri sebebi ile aracın giremediğini söyledi.  Zaten çıkış işlemlerinin tamamlanması için bir süre beklenmesi gerekiyormuş. Pul pul olan teni titremeye alışmıştı. Öylece bakıyordu yağmura,  çamurluyola,  ceza evi arabasına. Burnuna ince bir sigara kokusu geldi. Kokuyu ve kaynağını aradı. Bulduğu yerde Stalin bıyıklı bir hasta bakıcı vardı. Çok arzuladı bir lokma duman koparmayı o sigaradan. Belki bunu çok belli etmişti baktığı yere. Hasta bakıcı jandarmadan izin isteyip yaklaştı. Bir dal sigara uzattı.  Bakışları ile ‘içer misin? ‘diyerek. Konuşmayı unutmamıştı. Ağzının kenarına tutturulan sigarayı aynı dili kullanarak bakışlarıyla kabul etti.  Çıldırtan ince kokubu sigaradan mı çıkıyordu? Hasta bakıcı kocaman elleriyle sigarasını yaktı.  Anlık Sinan burnunun ucu pullanan derisini hatırına getirdi. İlk nefes… Oh dedirten baş döndüren…

 


© 2019 www.tarkanturan.com